Узбекско-турецкий толковый словарь
Oʻzbekcha-turkcha va turkcha-oʻzbekcha izohli lugʻat
Rafiyev, Abduroziq; Oʻzturk, Tunjay; Oʻzturk, Yuksal; Xudoyberdiyev, Joʻra; Mirhakim, Mirsanjar; Bilen, Ismoil; Aydoʻgʻan, Taner; Annayev, Abror (1997). Oʻzbekcha-turkcha va turkcha-oʻzbekcha izohli lugʻat. Tashkent: Oʻzbek-turk litseylari nashri / Özbek-Türk Liseleri Yayınları.
Большой узбекско-турецкий и турецко-узбекский толковый словарь. Ценен близостью языков, двунаправленностью и объяснениями; полезен для сравнительной тюркской лексикографии.
Алфавитный указатель
Topluluğu kaplayan ani dehşet duygusu, büyük korku, ürkü.
PANİSLAMİZMBütün Müslümanları aynı yönetim altında toplama amacını güden politik akım.
PANJAQoʻlning kaft va barmoqlardan iborat qismi.
PANJARAOrasini ochiq qilib yonma-yon biriktirilgan sim, tayoq yoki taxtachalardan qilingan yoki …
PANJURGereğine göre güneş ve rüzgarı önlemeye, ışığı azaltmaya yarayan, açılır kapanır dar ve y…
PANKARTToplantı ve gösterilerde taşınan, üzerinde benimsenen amacın bir kaç sözle gösterildiği k…
PANOÜzerinde bildiri, açıklama veya tanıtma kağıtları tutturmak için hazırlanmış levha.
PANOHSaqlash, himoya qilish qobiliyatiga yoki qudratiga ega boʻlgan kimsa.
PANORAMAYüksek bir yerden bakılınca göz önüne serilen geniş görünüş.
PANSİYONBütünü veya bir bölümü sürekli veya belli bir zaman için kiraya verilen, isteğe göre yeme…
PANSİYONERBir pansiyonda oturan kimse.
PANSUMANYara temizliği ve bakımı.
PANTOLONBelden başlayan ve genellikle paçaları ayak bileklerine kadar inen giyecek.
PANTOMİMDüşünce ve duyguları müzik veya türlü eşyalar eşliğinde bazen dansla, bazende gövde ve yü…
PANZEHİRZehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde.
PANZERİkinci Dünya Savaşında Alman ordusunun kullandığı, günümüzde polisin kanunsuz sokak göste…
PAPAKatolik kilisesinin, bir meclis tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve İsa Peygamberin …
PAPAGANPapağangillerden olan kuşlara verilen ad.
PAPATYABirleşikgillerden, 20-50 cm yükseklikte, baharda çiçek açan, taç yaprakları beyaz, ortası…
PAPAZHıristiyan din adamı.
PAPELBir liralık kağıt para.
PAPİRUSPapirüsgillerden, Nil kıyılarında yetişen bir bitki.
PAPYONKelebek biçiminde, bir çengelle veya lastik bağla yakaya tutturulan kravat, papyon kravat.
PAQIRSuv yoki boshqa suyuqliklar tashish uchun ishlatiladigan silindrik idish.
PAQQOSQoldiqsiz, butunlay (ovqat).
PARParranda tanasini qoplab turadigan yumshoq va nafis pat.
PARADevletçe bastırılan, üzerinde saymaca değeri yazılı kağıt veya metalden ödeme aracı, naki…
PARABELLUMAlman ordusunda kullanılmış olan otomatik bir tabanca.
PARADİBir tiyatroda en üst balkon.
PARADOKSKökleşmiş inanışlara aykırı olarak ileri sürülen düşünce
PARAFYalnız baş harflerle yazılan kısa imza.
PARAFEParaf konulmuş, parafla imzalanmış.
PARAGRAFHerhangi bir yazının bir satır başından öteki satır başına kadar olan bölümü.
PARALAMAK(Genellikle yırtıcı hayvanlar için) Parçalamak.
PARALELYan yana ve birbini kesmeden, birbirine kavuşmadan uzanıp giden (şeyler), koşut, muvazi.
PARAMETRECebirde bir denklemin kat sayılarına giren değişken nicelik.
PARAMPARChAPek çok parçalara ayrılmış, parça parça olmuş.
PARANTEZCümle içinde geçen bir sözü metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay…
PARASIZParası olmayan.
PARASÜTYüsek bir yerden düşen veya inen bir yüksek tekerlekli zırhlı hafif silahlarla donatılmış…
PARATONERYıldırımı kendi üzerine çekip toprağa ileten ve böylece onu zararsız hale getiren araç, y…
PARAVANMenteşelerle birbirine bağlı bir kaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakt…
PARAZİTAsalak.
PARChABir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya arta kalan şey.
PARCHAButundan kesib, qirqib, yirtib, sindirib olingan, ajralgan qismi.
PARChALAMAKParçalara ayırmak, bütünlüğünü bozmak, parça parça etmek.
PARCHALAMOQKesib, qirqib, yirtib, sindirib mayda qismlarga, boʻlaklarga boʻlmoq, ajratmoq; tilka-por…
PARDADeraza, eshik va sh.k.ga ziynat yoki toʻsish uchun tutiladigan buyum.
PARDON"Özür dilerim", "affedersiniz" anlamında kullanılan bir söz.
PARDOʻSÜSerin havalarda öbür giysilerin üzerine giyilen ince üstlük.