Hayot Foundation loyihasi
Oʻz
Tarjima

Oʻzbekcha-turkcha izohli lugʻat

Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат

Рафиев, Абдурозиқ; Ўзтурк, Тунжай; Ўзтурк, Юксал; Худойбердиев, Жўра; Мирҳаким, Мирсанжар; Билен, Исмоил; Айдўған, Танер; Аннаев, Аброр (1997). Ўзбекча-туркча ва туркча-ўзбекча изоҳли луғат. Tashkent: Ўзбек-турк лицейлари нашри / Özbek-Türk Liseleri Yayınları.

Большой узбекско-турецкий и турецко-узбекский толковый словарь. Ценен близостью языков, двунаправленностью и объяснениями; полезен для сравнительной тюркской лексикографии.

Alifbo koʻrsatkichi

Barchasi a b d e f g h i j k l m n o p q r s t u v x y z o g oʻ gʻ sh ch
U

Kimsa yoki narsa nomi oʻrnida ishlatiladigan soʻz.

ÜCh

İkiden sonra gelen sayı (3, III).

UCH

Narsalarning ingichkalashgan, oʻtkir tomoni.

UCh

Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası.

ÜCh BOYUTLU

Eninden ve boyundan başka, derinliği de olan.

ÜCh KAGʻITChI

Üç kağıt oyunu oynatan kimse.

UChAK

Kanatlarının altına havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen hava taşıtı,…

UChAKSAVAR

Hava hedeflerine karşı kullanılan silahlara verilen genel ad.

UChARI

(Kişinin niteliği olarak) Ele avuca sığmaz.

UCHBURCHAK

Uchta burchakli, tumorcha shaklidagi.

ÜChGEN

Üç tepe noktası, üç açısı, üç kenarı olan, geometri biçimi, müselles.

UCHIRMOQ

Qanot vositasida havoda harakatlanmoq, qanot qoqib biror tomonga yoʻnaltirmoq.

ÜChLER

Üç kişilik bir evliya topluluğuna verilen

UChMAK

(Kuş, kanatlı böcek vb. için) Hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, hava…

UCHMOQ

Qanot vositasida, havoda uchmoq.

UCHQUN

Yonib turgan yoki choʻgʻ boʻlib turgan moddaning zarrachasi.

UCHRAMOQ

Qarshisidan chiqmoq, duch kelmoq, koʻrinmoq.

UChSUZ BUCAKSIZ

Sonu görünmeyecek kadar geniş olan.

UChUK

Uçmuş, soluk.

UCHUN

Ish-harakatning nima maqsadda bajarilishini koʻrsatuvchi soʻz.

UCHUQ

Shamollash, uchunish natijasida koʻpincha labda paydo boʻladigan chiqiq.

UChURTMA

Uçurtmak işi.

UChURUM

Dik ve derin yamaç.

UCHUVCHI

Samolyotni boshqaruvchi.

ÜChÜZ · ad.

Üçü birlikte doğmuş olan (kardeş).

ÜCRA

Çok uçta, kenarda veya uzakta bulunan.

ÜCRET

İş gücünün karşılığı olan para ve mal.

UCUBE

Çok acayip, şaşılacak kadar çirkin olan şey.

UCUN UCUN

Uç uca, ucu ucuna, azar azar.

UCUZ

Fiyatı yüksek olmayan, düşük fiyatlı.

UCUZLAMAK

Fiyatı inmek.

UDDABURO

Har ishni udda qila oladigan, eplay oladigan; epchil, abjir.

UDDALAMOQ

Biror ishni bajara olmoq.

ÜDEBA

Yazarlaı, edipler.

UFAK

Boyutları olağandan küçük.

UFALAMAK

Kırarak veya ezerek küçük parçalara ayırmak.

UFALMAK

Büyükken daha ufak duruma gelmek, küçülmek.

UFARAK

Biraz ufak.

UFLAMOQ

Uf tortmoq.

ÜFLEMEK

Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek.

UFQ

Osmon bilan yerning yoki suv sathining koʻz ilgagan uzoqlikda oʻzaro tutashganday boʻlib …

UFUK

Çekülün gösterdiği dikey çizgiyle gözlemci üzerinden geçen düzlem, göz erimi.

UFUNET

Pis koku.

ÜFÜRMEK

Üflemek.

ÜFÜRÜK

Üfürülerek verilen soluk.

UGʻRAMAK

Yola devam etmek üzere, bir yerde, kısa bir süre kalmak.

UGʻRASh

Bir insanın yaptığı iş veya meslek, meşguliyet.

UGʻRAShMAK

Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek.

UGʻRULAMAK

Hırsızlıkla ele geçirmek, çalmak, sirkat etmek.

UGʻRUN

Gizlice.