1. Tabiatta olan, tabiatta bulunan.TABIIY (narsa)
2. Olağan, alışılmış, beklendiği gibi.ODATDAGI, ODATDAGIDAY
3. Elbette, tabii olarak, işin gereği olarak.ALBATTA
По запросу «TABİİ» — результатов: 12: Переводной
1. Tabiatta olan, tabiatta bulunan.TABIIY (narsa)
2. Olağan, alışılmış, beklendiği gibi.ODATDAGI, ODATDAGIDAY
3. Elbette, tabii olarak, işin gereği olarak.ALBATTA
1. Kishining asl tabiatiga xos, yasama boʻlmagan; chin.DOĞAL, TABİİ
2. Oʻz-oʻzidan kelib chiqadigan, mantiqqa, aqlga toʻgʻri.
1. Bir şeye veya bir kimseye bağlı olma, bağımlılık, bağlılık.BIROVGA TOBE BOʻLISH, BOGʻLIQLIK
2. Uyrukluk.FUQAROLIK
естествознание
n naturalness
İç güdü, insiyak.INSTINKT
ТАБИИЙ Doğuya özgü, doğada olan, tabii
1.ТАБИИЙ ҲОЛДА. 2.ЎЗ-ЎЗИДАН. 1.Tabii bir biçimde, tabii olarak. 2.Kendiliğinden.
ТАБИИЙ, АСИЛ Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun ve özgü olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, doğal, tabii.
DOĞAL, TABİİ 1.Кишининг асл табиатига хос, ясама бўлмаган; чин. 2.Ўз-ўзидан келиб чиқадиган, мантиққа, ақлга тўғри.
ЯССИ ОЁҚЛИЛИК (плоскостопия) 1. Tabii ayak kemerinin kaybolmasıyla oluşan yapısal bozukluk. 2. Tabanı kemerli olmayan.
ЭФФЕКТ Radyo ve televizyon yayınlarında, hareketleri izlemesi gereken seslerin tabii kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi.