1. İçi yumuşak bir madde ile doldurularak dikilen, oturmaya, uzanmaya, yaslanmaya yarar şilte.KOʻRPACHA
2. Yerde yapılan hareketlerde veya atlamalarda düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan, deri veya kauçuktan yapılmış şilte.
По запросу «MİNDER» — результатов: 8
1. İçi yumuşak bir madde ile doldurularak dikilen, oturmaya, uzanmaya, yaslanmaya yarar şilte.KOʻRPACHA
2. Yerde yapılan hareketlerde veya atlamalarda düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan, deri veya kauçuktan yapılmış şilte.
n narrow-minder attitude, utilitarian attitude, smart dealership
/tʃaɪld/ n [C] (pl children) 1 bola 2 farzand - childhood /'tʃaɪldhʊd/ n [C,U] bolalik, bolalik davri - childless adj farzandsiz, befarzand - child benefit n [U] (Brit) b
КУРСИ 1.Arkalıksız, alçak, yumuşak, ayakları gözükmeyen oturacak. 2.Kaba, kabartılmış, yumuşak, minder.
MINDER солиб қавилган буюм. Ўтирганда остга тўшаладиган. узун ғилоф ичига пахта солиб қавилган қалин ва юмшоқ тўшак.
1.DÖŞEK, YATAK 2.MİNDER 1.Жун, пахта сингари юмшоқ нарса тиқилиб ясалган қалин ўрин-бош анжоми. 2.Ётиш ёки ўтириш учун солиғлиқ ўрин.
ЁСТИҚ 1.Başın altına koymak veya sırtı dayamak için kullanılan, içi yün, pamuk, kuş tüyü gibi şeylerle doldurulmuş küçük minder. 2.Bu biçimde yapılmış ve türlü işlerde ku