ОЗОД Serbest bırakma.
Поиск
По запросу «SERBEST» — результатов: 18
В определениях
18ЖАРИМА ТЎПИ :Serbest vuruş.
БОШИ ОЧИҚ, ОЗОД Başıboş, serbest.
МУСТАҚИЛ, ҲУР, ЭРКИН Hür, serbest.
ҲУР (аёл) Neşeli ve serbest (kadın).
ЭРКИН, БЕМАЛОЛ İstediği gibi davranabilen, serbest.
БЎШ ҚЎЙМОҚ, ҚЎЙИБ ЮБОРМОҚ Bırakmak, koyuvermek, serbest bırakmak
1.БЎШАТИШ. 2.ОЗОД ҚИЛИШ (қамоқдан). 1.Boşaltma. 2.(Tutkulu için) Serbest bırakma.
1.BOŞ, SERBEST 2.GEVŞEK, GÜÇSÜZ, ZAYIF 1.Ичида ҳеч нарса йўқ, қуруқ. 2.Кучсиз, заиф.
ÖZGÜR, AZAT, SERBEST, HÜR Ўз эрки, ҳақ-ҳуқуқи ўз қўлида бўлган, озодликка эришган, ҳур.
ТУРК МИЛЛИЙ КУРАШИ Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest biçimdeki geleneksel Türk güreşi.
ЖЎМРАК Boru içindeki bir akışkanı durdurmaya yarayan veya serbest bırakmaya yarayan alet.
SERBEST BIRAKMAK, AZAT ETMEK Банд этиб ёки ишғол қилиб турган кимсадан, нарсадан холи қилмоқ.
HÜR, ÖZGÜR, SERBEST 1.Ҳар қандай тўсиқ, ғов, монелик ва ш.к.дан холи бўлган; бемалол. 2.Озод, ҳур.
ПОПУК Bir ucundan bazı şeylere süs olarak takılan, diğer ucu serbest saçak biçimindeki iplik demeti.
ТОВОН Bir beladan veya esirlikten kurtulma bedeli, serbest bırakılmak için ödenen ücret, kurtulmalık.
БЕКОРЧИ, ЭГАСИЗ, ҚАРОВСИЗ 1. Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan. 2. Bağlanmamış, serbest bırakılmış.
TAҚИҚ (Эмбарго) 1. Bir devletin , gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu. 2. Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak.