Grand-Kan'on; Гранд-Каньон, Большой Каньон
Поиск
По запросу «KAN» — результатов: 16
Фильтр
В определениях
16Stellvertreter m, Vertreter m; de-kan muovini Prodekan m
ҚОН ҚУЙИШ Kan aktarımı.
ҚОНХЎР Kana susamış, kan dökücü.
ВЕНА (томир) Siyah kan damarı, toplar damar.
[,hæbı'teıʃ(ə)n] 1) mas- kan, turarjoy 2) yashash, istiqomat qilish
ҚАРИНДОШ Kan veya evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım.
ЛЕЙКОСИТ Kan ve lenf gibi vücut sıvılarında bulunan yuvarlak hücre, lökosit.
KAN DÖKÜLMESİ, KIRIM, SAVAŞ Кишилар кўплаб қириладиган, кўп қон тўкиладиган уруш.
АОРТА Kalbin son karıncığından çıkan ve vücuda kırmızı kan dağıtan büyük atar damar.
1.ҚОН БОСИМИ. 2.ТАРАНГЛИК. 1.Kanın damarlara içeriden yaptığı basınç, kan basıncı. 2.Gerilim.
KAN Ҳамма орган ва ҳужайраларни озиқлантирадиган, модда алмашинишини таъминлайдиган қизил суюқлик.
1. alap (alabı), dárya boylap sozılģan yáki tawlar arasındaģı keń tegislik; 2. egislik jer; 3. awıs. jer, má- kan, orın.
ОИЛА 1.Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkiler oluşturduğu, toplum içindeki en küçük birlik. 2.Karı, koca ve çocuklardan oluşa
1.ЮРАК УРИШИ, ПУЛЬС. 2.НИЯТ, МАЙЛ. 1.Kalp vuruşunun sağladığı kan basınçdan dolayı atar damarlara ve özellikle bilekteki atar damara parmakla basıldığında duyulan kımılda
1.ЧУМОЛИ БОСМОҚ. 2.БАДАНИ ЖИМИРЛАМОҚ. 1.Bir yere, bir şey üzerine karınca üşüşmek. 2.Vücudun bir yerindeki uyuşukluktan sonra, kan dolaşımının başlamasıyla o yerde karınc