1. Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt.MEROS
2. Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik
«MİRAS» boʻyicha 6 ta natija
1. Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt.MEROS
2. Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik
1. Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan (kimse).MEROSNI ISROF QILUVCHI
2. Çok savurgan (kimse).ISROFGAR
MİRAS Марҳумдан ворисларга қолган мулк.
ВОРИС, МЕРОСХЎР Kendine miras düşen kimse, mirasçı, kalıtçı.
Madaniy vorislik Мәдени байлық Medeni miras Культурное наследие
ҚОЗИ Tanzimata kadar her türlü davalara, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan