1. Toprak, kömür vb'yi bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç.KURAK
2. Küçük deniz teknelerini yürütmeye yarayan, bir ucu yassı, uzun araç.
По запросу «KÜREK» — результатов: 7
1. Toprak, kömür vb'yi bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç.KURAK
2. Küçük deniz teknelerini yürütmeye yarayan, bir ucu yassı, uzun araç.
ЭШКАКЧИ (асир) Gemilerde kürek çeken tutsak veya hükümlü kimse.
ЯҒРИН, ОРҚА, СИРТ 1.Sırt, arka, iki kürek arası. 2.Atın omuzları arasındaki yer.
1.ҚАЙИҚ. 2.СУРИЛГАН. 1.Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne 2.Bir yana kaymış
KÜREK (KAYIK İÇİN) Қайиқни ҳаракатга келтириш ва бошқариш учун хизмат қиладиган узун дастали ёғоч курак.
1.АРАБ ҚИЛИЧИ. 2.БЕЛКУРАК. 1.Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç. 2.Kürek gibi bazı araçların, enli ve yassı bölümü.
KÜREK 1.Сочилган нарсаларни сидириш, кураш, тўплаб бирор нарсага солиш учун ишлатиладиган узун сопли асбоб. 2.Елканинг юқори қисмидаги учбурчак шаклли ялпоқ суяк.