İçki toplantılarında içki dağıtan kimse.SOQIY
Qidiruv
«saki» boʻyicha 66 ta natija
Filtr
Lugʻat maqolalari
66 ta · 1-sahifa / 4ot s. t. Sag.
Men seni johil, shuhratparast bir sak deb yursam, sen odam qoniga tashna zuluk ekansan-ku, haromi! — S. Siyoyev, Avaz
- Sak yili
1. Ağır.OGʻIR.
2. Sıkıntı veren, sıkıntılıZERIKARLI.
1. Yapmaktan çekin, çekinin, zinhar.ZINHOR
2. Korkulacak bir durum olması.
1. Düşen, düşmüş.YIQILGAN.
2. Hükmü kalmamış.BEKOR QILINGAN.
Çiğnendiğinde, hoş kokulu beyaz renkli reçine.SAQICH
Sakınmayı gerektiren durum.NOQULAYLIK, XAVF
1. Bir şeyi yapmaktan uzak durma.SAQLANMOQ, EHTIYOT BOʻLMOQ
2. Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlem alma.
fl. salb. Behuda chopib, sakrab yurmoq.
— Va-a, qolib ketding, endi Halil akaning itidek sakillab, piyoda kelasan!— dedi u Soat yuvoshga. — E. Raimov, Ajab qishloq
fl. Sakillamoq feʼlining orttirma nisbati.
fl. Sakillamoq feʼlining birgalik nisbati.
1. Yatışmak, durgun duruma gelmek.SEKINLASHMOQ, SOKINLASHMOQ
2. Sıkıntısı veya heyecanı geçmek.
Çam ağacından çıkarılan reçine.ARCHA SAQICHI
Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse.SUV TASHUVCHI, MESHKOB
seık
- for the sake (of) ... uchun, haqqi
- for conscience sake koʻngilni tinchitish uchun; vijdon azobiga tushmaslik uchun
Çatı, dam.TOM
Çene altı.IYAK OSTI
1. Yetişkin erkeklerde yanak ve çenede çıkan kılların tümü.SOQOL
2. Bazı hayvanlarda çene altında bulunan kılların tümü.
1. Bazı hayvanların, alınlarında bulunan beyaz leke.QASHQA
2. Sık sık küçük önemsiz kazalar yapan (kimse)BEFAROSAT, SOʻTAK, KALVAK
1. Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan (canlı)NOGIRON, MAJRUH
2. Bozuk veya eksik (şey)NOSOZ