МАИШАТПАРАСТ Zevk ve eğlenceye düşkün, uçarı.
Qidiruv
«ZEVK» boʻyicha 17 ta natija
Taʼriflar ichida
17 taZEVK ALMAK, TADINI ÇIKARMAK Ҳузур қилмоқ, гашт қилмоқ.
ЗУЛМКОР Başkalarına acı çektirmekten zevk duyan (kimse).
ZEVK Эстетик лаззат бағишлашдан юзага келадиган кайфият.
ZEVK DUYMAK, NEŞELENMEK 1.Эстетик лаззат. 2.Ҳузурланмоқ.
ЁҚТИРМОҚ, ХУШЛАМОҚ Hoşuna gitmek, hoş bulmak, sevmek, zevk almak.
MAİŞET, HAZ İŞRET, ZEVK 1.Кундалик тирикчилик, яшаш. 2.Кайф-сафо, айш-ишрат.
ҲАВАСКОР Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevk için yapan kimse, hevesli.
1.ХУШ, ЁҚИМЛИ. 2.ХЎШ! 1.Beğenilen, duyguları okşayan, zevk veren. 2.Bununla birlikte.
1.ЛАЗЗАТ. 2.ЗАВҚ-ШАВҚ 1.Ağız yoluyla alınan tat. 2.Herhangi bir şey karşısında duyulan zevk, haz.
КОЛЛЕКЦИЯ Zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü.
КАЙФ-САФО, ХУРСАНДЧИЛИК 1.Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma, safa. 2.Eğlence, zevk, neşe.
ZEVK, BEĞENİ 1.Гўзалликни, нафосатни ҳис этиш, ундан эстетик завқ олиш қобилияти. 2.Ақл-фаросат, фаҳм, идрок.
HÜRCE EĞLENMEK, ZEVK ALMAK 1.Ўзини эркин ҳис қилмоқ; ўйнаб-кулиб дам олмоқ. 2.Бирор нарсадан ғоят мамнун бўлмоқ; севинмоқ.
1.ЛАЗЗАТ, МАЗА, РОҲАТ. 2.ХУШУ. 1. Hoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk duyma. 2. Birşeyden duyusal veya manevi sevinç duyma.
1.ЙИРТҚИЧ, 2.ҚОНХЎР. 1.Etleriyle beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan). 2.Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse).
МАДАНИЯТ 1.Tarihi, toplumsal gelişme süreci içerisinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere sözlü veya yazılı aktarmada kulla