МАЪЛУМОТ Bilgi.
Qidiruv
«BİLGİ» boʻyicha 52 ta natija
Filtr
Taʼriflar ichida
52 ta · 1-sahifa / 3ХАЛТА, СУМКА 1.Meşin torba. 2.mec. Bilgi.
АНГЛАШ, ВОҚИФ БЎЛИШ Anlama, bilme, bilgi.
ХАБАРДОР Öğrenmiş, haber almış, bilgi edinmiş.
КАМОЛ Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik.
ҚИСҚАЧА ИЗОҲ Bir konuda özet olarak verilen bilgi veya açıklama.
BİLİM, BİLGİ Объектив мавжудот ҳақидаги ёки муайян соҳага оид маълумотлар мажмуи.
1.ОЙДИН, ЁРУҒ. 2.ЗИЁЛИ. 1. Bir yerin karanlığını gidermek. 2. Bir sorun üzerine bilgi vermek.
САЁҲАТНОМА Bir yazarın gezip gördüğü yerlerden edindiği bilgi ve izlenimlerini anlattığı eser.
АРЗ, ШИКОЯТ Mevki, makam veya yaş bakımından büyük birine sunulan, bildirilen dilek veya bilgi.
ТАЪЛИМ, ТАРБИЯ Belli bir konuda, bir bilgi ve bilim dalında yetiştirme ve geliştirme, eğitme işi.
МАСЛАҲАТЧИ, КОНСУЛЬТАНТ Bilgi ve düşüncesi alınmak için kendisine danışılan görevli kimse, müşavir.
ТАЪЛИМ, ЎҚИШ, ЎҚУВ Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde
ТЕХНОЛОГИЯ Bir sanayi dalıyle ilgili yapım yöntemleri, kullanılan araç, gereç ve aletlerin kapsayan bilgi.
МУТАХАССИС Belli bir işde, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan kimse, mütehassis, kompetan.
1.ПИШГАН, 2.КОМИЛ, ЕТУК. 1.(Meyveler için) Yenecek duruma gelmiş. 2.(İnsanlar için) Bilgi, görgü ve dövmek.
1.СЎРАМОҚ. 2.ЖАВОБГАР БЎЛИМОҚ. 1.Birine soru yönelterek herhangi bir konuda ondan bilgi istemek, sual etmek.
1.MALUMAT, BİLGİ 2.HABER, BİLDİRİ 1.Ўқиш-ўрганиш натижасида олинган билим; билим даражаси. 2.Хабар, ахборот.
ДАРС 1.Bir konuda öğretmen öğrenciye sınıfta belirli bir sürede verdiği bilgi. 2.Bu bilgi aktarımı için ayırılan süre.
КЎЧИРМА,ИҚТИБОС ҚАЙД Sayfa içinde geçen her hangi bir düşünce veya bilgi ile ilgili olarak sayfa altına konulan açıklama