1. Yapmaktan çekin, çekinin, zinhar.ЗИНҲОР
2. Korkulacak bir durum olması.
«сакини» бўйича 10 та натижа: Туркчадан
Балки: САКИ̇НСАКИ̇САКИНКАСАКИНМАКСАКИ̇Л
1. Yapmaktan çekin, çekinin, zinhar.ЗИНҲОР
2. Korkulacak bir durum olması.
Sakınmayı gerektiren durum.НОҚУЛАЙЛИК, ХАВФ
1. Bir şeyi yapmaktan uzak durma.САҚЛАНМОҚ, ЭҲТИЁТ БЎЛМОҚ
2. Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlem alma.
1. Yatışmak, durgun duruma gelmek.СЕКИНЛАШМОҚ, СОКИНЛАШМОҚ
2. Sıkıntısı veya heyecanı geçmek.
İçki toplantılarında içki dağıtan kimse.СОҚИЙ
1. Ağır.ОҒИР.
2. Sıkıntı veren, sıkıntılıЗЕРИКАРЛИ.
Эртакда отасидан сеҳрли пичоқ мерос қолган Эрназар исмли йигитнинг саргузаштлари ҳикоя қилинади. У акаларининг ҳасадидан қочиб, ўзига янги ҳаёт қуришга