1. Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt.MEROS
2. Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik
«MIRAS» boʻyicha 5 ta natija: Turkchadan
1. Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt.MEROS
2. Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik
1. Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan (kimse).MEROSNI ISROF QILUVCHI
2. Çok savurgan (kimse).ISROFGAR
ВОРИС, МЕРОСХЎР Kendine miras düşen kimse, mirasçı, kalıtçı.
1.МЕРОСНИ ИСРОФ ҚИЛУВЧИ, 2.ИСРОФГАР. 1.Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan (kimse). 2.Çok savurgan (kimse).
ҚОЗИ Tanzimata kadar her türlü davalara, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan