1. Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü.ОДАТ, УРФ-ОДАТ
2. (Dar anlamda) Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri.
«тор» бўйича 22 та натижа: Туркчадан
1. Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü.ОДАТ, УРФ-ОДАТ
2. (Dar anlamda) Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri.
Genellikle, iplik, kıl gibi şeylerden dokunmuş, türlü boy biçimde küçük ağzı büzülüp bağlanabilen çuval.ХАЛТА, ТЎРВА
Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim.ТАНТАНА, МАРОСИМ
Palamut balığının irisi.ТУНЕС
Ağaç veya metal eşyaya yuvarlak bir biçim vermek için kullanılan çarklı tezgah.ТОКАРЛИК ДАСТГОҲИ
1. Ağaç veya kurşun, kalay gibi yumuşak metallerin kabasını almaya yarayan, dişleri uzun ve aralıklı olan eğe.ЭГОВ
2. Bir şeyin yüzündeki pürüzleri gidermek, düzgünleştirmek için kullanılan kısa, ince, pürtüklü eğe.
ТОР-МОР Дағıнıк, карıшıк, перишан.
ТОР-МОР Дармадағıнıклıк, аллак буллак.
ЎЛДИРМОҚ, ТОР-МОР ҚИЛМОҚ 1.Бозмак, перишан этмек, енмек. 2.Кıрмак, бозмак.
1.ТЕПКИЛАМОҚ, УРМОҚ, ДЎППОСЛАМОҚ, 2.ТОР-МОР ҚИЛМОҚ. 1.Аякларı алтıнда эзмек. 2.Бозгуна уғратмак, ҳıрпаламак.
ҚАЛИН ТОР(мусиқа) Базı сазларда калıн сес верен тел вея кириш.
ТОР 1.И̇чине алакағı шее оранла ўлчüлери етерсиз олан, гениш ве бол каршıтı.